Viski kültürü, yüzyıllardır fiziksel tadım masalarında, damıtımevi turlarında ve dost meclislerinde şekillendi. Ancak son on yılda bu kültürün en büyük taşıyıcısı şüphesiz dijital platformlardı. Facebook grupları, Instagram tadım notları ve YouTube incelemeleri, bilgiye erişimi demokratize etti. Ancak 2026’nın başında gelen haberler, bu dijital özgürlük alanının daraldığını işaret ediyor.
Meta (Facebook ve Instagram’ın çatı şirketi), alkol ile ilgili hesaplara ve içeriklere yönelik kısıtlamalarını sessiz sedasız ama radikal bir şekilde sıkılaştırdı. Bu durum sadece markaların reklam stratejilerini değil, viski üzerine içerik üreten yazarları, eğitimcileri ve bu kültürü öğrenmek isteyen meraklıları da doğrudan etkiliyor.
"Önerilen İçerik" Devrinin Kapanışı
The Spirits Business ve Wine Business kaynaklı son haberlere göre, Meta’nın getirdiği en kritik değişiklik "keşfedilebilirlik" üzerine.
Eskiden, bir viski markasını veya viski kültürü üzerine yazan bir sayfayı takip etmeseniz bile, algoritma ilgi alanlarınıza göre size bu tür içerikleri "Sizin İçin Önerilenler" veya "Keşfet" sekmesinde sunabiliyordu. Yeni politika ile birlikte bu kapı büyük oranda kapanıyor.
Meta, alkol (ve tütün gibi diğer regüle ürünler) ile ilgili hesapları artık proaktif olarak kullanıcılara önermeyeceğini belirtiyor. Yani, eğer bir viski sayfasını halihazırda takip etmiyorsanız, o sayfanın karşınıza çıkma ihtimali teknik olarak sıfıra yaklaşıyor. Bu, "gölge yasaklama" (shadowbanning) kavramının resmi bir politikaya dönüşmüş hali gibi okunabilir.
Koruma mı, Sansür mü?
Teknoloji şirketleri bu kararı genellikle "topluluk güvenliği" ve "gençlerin korunması" şemsiyesi altında sunuyor. Alkolün zararlı etkilerine karşı genç kitleyi korumak elbette tartışılmaz bir öncelik. Ancak buradaki temel sorun, algoritmanın "tüketimi teşvik eden" içerik ile "eğitici/kültürel" içeriği ayırt edememesi.
Viski üzerine yazılan teknik bir üretim makalesi, bir fıçının olgunlaşma sürecini anlatan bilimsel bir video veya bir damıtımevinin tarihini işleyen belgesel niteliğindeki bir içerik; "alkol satışı yapan" bir reklam ile aynı kefeye konuluyor.
Bu durum, viskiyi sadece "içilen bir sıvı" olarak değil, tarımsal, tarihsel ve kimyasal bir kültür mirası olarak gören içerik üreticileri için ciddi bir engel teşkil ediyor. Bilgiye ulaşmak isteyen yeni meraklılar için bariyerler yükseliyor.
Markalar ve Butik Üreticiler İçin Zorlu Dönem
Bu algoritma değişikliği, Diageo veya Pernod Ricard gibi devlerden ziyade, sesini duyurmaya çalışan butik damıtımevlerini ve bağımsız şişeleyicileri vuracak gibi görünüyor. Büyük markaların devasa pazarlama bütçeleri ve halihazırda milyonlara ulaşan takipçi kitleleri var. Ancak İskoçya’nın kırsalında yeni açılan bir damıtımevi veya İrlanda’daki küçük bir üretici, hikayesini anlatmak için artık organik erişime güvenemeyecek.
Daha önce hiç duymadığınız, belki de damağınıza çok uygun olacak o butik viskiyi keşfetme şansınız, algoritmanın bu "hijyenik" temizliğiyle azalıyor.
"Kiralık Topraklar" Meselesi
Meta’nın bu hamlesi, bağımsız web sitelerinin, blogların, e-bota bültenlerinin ve kapalı devre toplulukların önemini bir kez daha kanıtlıyor. Sosyal medyanın anlık tüketim çılgınlığı yerine; arama motorları üzerinden ulaşılan, kalıcı, arşiv niteliğindeki yazıların değeri artıyor.
Viski kültürü, yasakların ve kısıtlamaların gölgesinde büyümeye alışkın bir kültür. ABD’deki İçki Yasağı (Prohibition) döneminde bile yok olmayan, aksine yeraltında şekillenip güçlenen bu tutku, dijital kısıtlamalarla da yok olmayacaktır. Ancak şekil değiştireceği kesin.
Bundan sonraki süreçte, viski severlerin bilgiye ulaşmak için daha "aktif" çaba göstermesi gerekecek. Takip ettiğiniz yazarların web sitelerini ziyaret etmek, bültenlerine abone olmak veya RSS akışlarını kullanmak, algoritmanın filtrelerine takılmadan saf bilgiye ulaşmanın en güvenilir yolu olmaya devam edecek.
Meta kadehleri dijital masadan kaldırabilir, ama sohbetin ve bilginin akışını durduramaz.
Sizin Bu konuda Görüşünüz Nedir?