Avrupa’nın Çavdar Viskisi İsyanı: "Adımızı Geri İstiyoruz"

Avrupa’nın Çavdar Viskisi İsyanı: "Adımızı Geri İstiyoruz"

Viski dünyasında bazen öyle bürokratik düğümler atılıyor ki, şişenin içindeki sıvıdan çok etiketindeki kelimeler konuşulur oluyor. Şu sıralar Avrupa’da tam da böyle tuhaf bir kriz yaşanıyor. Konumuz çavdar viskisi, yani "Rye Whisky". Avrupa’nın en önemli butik damıtımevleri, yıllardır ürettikleri viskilerin üzerine artık kendi isimlerini yazamıyorlar.

Olayın kökü 2003 yılına, Avrupa Birliği ile Kanada arasında imzalanan eski bir ticaret anlaşmasına dayanıyor. O zamanlar Avrupa’da kayda değer bir çavdar viskisi üretimi yoktu. Masadaki yetkililer, "Rye Whisky" terimini Kanada ürünlerine özel bir coğrafi işaret gibi koruma altına aldılar. Ancak bu anlaşma 1 Nisan 2025 itibarıyla katı bir şekilde uygulanmaya başlayınca, bugün sayıları hızla artan Avrupalı üreticiler duvara tosladı. Finlandiya’dan Kyrö, Danimarka’dan Stauning gibi markalar, %100 çavdardan viski yapsalar bile şişelerine "Rye Whisky" yazamaz hale geldiler.

Viski Tadım eğitim seti (ücretsiz)

1. Viski Tadım Eğitim Dosyası
2. Viski Tadım Not Defteri
3. Viski Tadım Çarkı Grafik Dosyası

ücretsiz indirme sayfasına git

İşin en ironik ve biz viski severleri gülümseten (biraz da kızdıran) tarafı ise üretim tekniklerinde gizli. Kanada mevzuatına göre bir viskinin "Canadian Rye" olarak adlandırılması için içinde baskın miktarda çavdar olmasına gerek yok; çavdar sadece bir aroma verici veya küçük bir bileşen olabilir. Oysa Avrupa’daki ve Amerika’daki üreticiler, "Rye" diyebilmek için mayşede baskın tahılın (genelde en az %51) çavdar olmasını şart koşuyor. Yani şu anki kurallara göre, içinde neredeyse hiç çavdar olmayan bir Kanada viskisi bu ismi özgürce kullanırken, %100 çavdardan damıtılan bir Alman viskisi bu ismi kullanamıyor.

Avrupalı damıtımevleri de haklı olarak "Bu haksızlık" diyerek birleşti. Yayınladıkları ortak mektupla, 2026’da yenilenecek anlaşmada bu maddenin değişmesini talep ediyorlar. Dedikleri şey çok basit: Kanada çavdar viskisi zaten kendi başına bir stil ve korunuyor, buna itirazımız yok. Ama "çavdar viskisi" genel bir kategori adıdır ve bunu tek bir ülkeye mal etmek tüketiciyi yanıltıyor.

Bu isyanın arkasındaki isimler, viski dünyasının yeni ve heyecan verici oyuncuları. Yatırımları 100 milyon Euro’yu aşan bu üreticiler, pastadan pay kapmak değil, pastayı büyütmek istediklerini söylüyorlar. Tüketicinin ne içtiğini bilmesi gerektiğini savunuyorlar. Gerçekten de bir viski sever olarak rafa baktığımda, şişenin içinde ne olduğunu net bir şekilde görmek isterim. Çavdarsa çavdar, mısırsa mısır.

Bakalım 2026 görüşmeleri bu "etiket sansürünü" kaldıracak mı? Yoksa Avrupa’nın baharatlı ve gövdeli çavdar viskilerini, üzerinde "Tahıl İçkisi" gibi anlamsız isimlerle mi görmeye devam edeceğiz